Bir röntgen filmi ailenin hayatını değiştirdi

Nadir görülen bir kalp hastalığı nedeniyle ameliyata alınan şahsın ona refakat eden ağabeyinde de aynı rahatsızlığa rastlanınca tüm aile kontrolden geçirildi. Daha önce aileden 2 kişinin ölümüne yol açan ve bir röntgen filmi ile ortaya çıkan rahatsızlığın genetik olarak çocuklara da geçtiği anlaşılınca muhtemel erken ölümlerin önüne geçecek ilk adım atılmış oldu.

Baş ağrısı şikayetiyle doktora başvuran 37 yaşındaki Mahmut Aydöner’in röntgen filminde, kalp ana damarlarının genişlediği ve damar duvarlarının yarıldığı görüldü. Kardeşi ameliyata alınırken başından ayrılmayan ağabeyde de şüphe üzerine yapılan tetkiklerde aynı hastalık teşhis edildi. Ağabey de ameliyata alınırken, Aydöner kardeşlerinin ablaları ve babalarının da aynı rahatsızlıktan kısa süre önce öldüğü öğrenildi. Ailenin çocuklarında yapılan araştırmada, 6 çocuktan 4′ünde benzer rahatsızlığın bulunduğu belirlendi. Doktorlar, bir röntgen filminin bütün ailenin hayatını değiştirdiğini söyledi.

Aydöner ailesinin Balıkesir’de başlayan muayene macerası, Bursa’da farklı bir tesadüfle noktalandı. Balıkesir’deki tetkiklerinin ardından Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi Eğitim ve araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi’ne gelen inşaatçı Mahmut Aydöner, Loeys-dietz Sendromu olarak bilinen kalp ana damar genişlemesi ve damar yarılması rahatsızlığına yakalandığını öğrendi. 27 Mayıs’ta hastaneye yatan Aydöner, 8 Haziran’da Klinik Şefi Doç. Dr. Ömer Tetik tarafından ameliyat edildi. Aydöner’in göğüs ağrısı

sebebiyle kendilerine başvurduğunu ve ardından kendisini tedavi altına aldıklarını belirten Tetik, yaptıkları inceleme sonucunda kalpten çıkan ana damarın genişlediğini ve damar duvarının yırtıldığını tespit ettiklerini söyledi. Klinik doktorlarının rapor sonuçlarının ardından uzun süre devam eden hastalığın tedavi edilmesi için ameliyatın şart olduğuna karar verdiklerini belirten Tetik, “Ameliyat başarılı geçti. Uzun süren rahatsızlık kısa bir sürede sonuçlandı. Mahmut kardeşimiz, eski sağlığına kavuştu” dedi.

ACI TESADÜF

Tetik, ameliyatın ardından hastanede birisinin mutlaka refakatçi kalması gerektiğini aileye söylediklerini anlattı. Mahmut Aydöner’in ağabeyi Mustafa Aydöner’in bir süre refakatçi olduğunu kaydeden Tetik, ağabeyi de rahatsız olup olmadığını öğrenmek için muayene etti. Muayene esnasında acı bir tesadüfün ortaya çıktığını kaydeden Tetik, Mustafa Aydöner’in de aynı rahatsızlığa yakalandığını belirlediklerini söyledi. Bunun üzerine ailede bir hastalık olup olmayacağını anlamak için çocukları da muayene etme kararı aldıklarını dile getiren Tetik, “Ağabeyinde de aynı hastalık çıktı. Hastamızın özgeçmişine baktık. Babası Abdullah Aydöner’in de aynı rahatsızlıktan dolayı 1990 yılında hayatını kaybettiğini tespit ettik. 2006 yılında hayatını kaybeden ablanın da aynı rahatsızlık sonucu yaşamını yitirdiği ortaya çıktı” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE KAYIT ALTINA ALINAN İLK VAKA

Bu hastalığın ölümcül bir doku hastalığı olduğuna dikkat çeken Tetik, ameliyat olmayan hastaların ortalama 37 ila 40 yaşlarına kadar hayatta kalabileceğinin kanıtlandığını söyledi. Aydöner kardeşlerinin Türkiye’de ilk defa bu hastalığa yakalanan kayıtlı hastalar olduğunu söyleyen Tetik, ağabey Aydöner’den şüphelenmeyip film çekilmesiydi hastalığın uzun bir süre artarak devam edebileceğini söyledi. Tetik, “Bu rahatsızlık 2005 yılında tespit edildi. Kalpten çıkan ana damarın genişlemesi ve damar içerisinde bulunan yarılarak ikiye bölünmesi sebebiyle ortaya çıkan rahatsızlık. Aydöner ailesinde bu hastalık 3 kuşaktır sürüyor. Ağabey Aydöner’i kontrol ettikten sonra bu olay ortaya çıktı. Türkiye’de bu hastalık konusunda henüz bildirilmiş bir vaka yok” şeklinde konuştu.

6 ÇOCUKTAN 4′ÜNDE DE AYNI VAKA

Aydöner kardeşlerinin rahatsızlıklarını yakından takip edeceklerini belirten Tetik, Mustafa ve Mahmut kardeşlerin 6 çocuğundan 4′ünde de olan hastalığın olduğunu söyledi. Bu hastaları yakın takip etmek gerektiğini ifade eden Tetik, “Kemik anomalisi var. Görme bozuklukları var. Bu hastalığı yakından takip etmek gerek. Tansiyon ve röntgen filmi bunlardan birkaçı. Ağabeyini görmeseydik bunlar ortaya çıkmayacaktı. Allah hepsini korudu” şeklinde konuştu.

37 yaşındaki Mahmut Aydöner, daha önce Balıkesir’in Bandırma ilçesinde tedavi gördüğünü ve Bursa Yüksek İhtisas eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisinin sürmesine karar verildiğini söyledi. Hastalığı duyunca şok olduğunu belirten Aydöner, “Ameliyat olmazsam öleceğimi söylediler. İlk başta bazı doktorlar beni başından savdı. Bazıları birkaç ilaç vererek beni gönderdi. Bursa’ya geldiğimde hayatım değişti. Geldiğimize de pişman değiliz. Bazıları kalbimin büyüdüğünü söyledi, ağrım çoktu. Ameliyat oldum. Herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

KARDEŞİNE REFAKAT ETTİ, HAYATI DEĞİŞTİ

Kardeşinin ameliyat olmasının ardından Dr. Ömer Tetik’in kendisini de muayene ettiğini hatırlatan 41 yaşındaki Mustafa Aydöner, “Doktorum bana, ‘Aynı rahatsızlık var mı?’ diye sordu. Ben de, ‘Bazı ağrılarım var’ dedim. Aynı şikayetler bende de vardı. Hocamız beni daha sonra takip altına aldı. Benle beraber benim bütün ailemde vaka örnekleri de yaşandı. Şu an bu hastalık bende var, oğlumda var. Benim 3 tane kızım var. Bunların 2′sinde bu hastalık var. Kardeşimin 2 çocuğunda da aynı hastalık var. İkinci bir hayata başlamayı anlatabilir misiniz? Bu anlatılmayacak bir şey. Bu ancak yaşanarak anlaşılır. Doktoruma çok teşekkür ediyorum” açıklamalarında bulundu.

Babası Mustafa Aydöner gibi Loeys-dietz sendromuna yakalanan 18 yaşındaki Abdullah Aydöner ise, “Şu anda doktorumuzun verdiği talimatlara uyacağım. Hastalığı yeneceğim. Yeneceğime de inanıyorum. Bu hastalık bizde artık olmayacak. İnşallah bu hastalıktan kurtulacağız” dedi.

İHA